Ana içeriğe atla

Özgürlüğü sevmeyen parmak kaldırsın

Desem kimse çıkmaz herhalde… 😊 Oysa kendini hapseden özgürlükten alıkoyan hepimizin bir karanlık yanı vardır. Kimi elalem ile kendine yüksek duvarlar örerken kimimiz yargılayıcı tutumun kimizde öfkenin kölesi oluruz. Farkına bile varamayız ama özgürlüğümüzü bir kapana hapseder küçük bir alanda yüksek duvarlar içinde aylarca belki yıllarca yaşar gideriz… Olaylar, mekanlar değişsede elalem, yargılayıcı tutum, korkularımız kimi zamanda öfkemiz herdaim özgürlüğümüzü kısıtlar. Bunların farkında olmak yolun yarısını, eyleme geçmekte diğer yarısıdır. Seni hangi duygunun özgürlüğünü kısıtladığını bi düşün, fark et, herşey bunda gizli 🙂 Duygular kabul ettiği gerçeklik ile oluşur. Gerçeklik ise zihinsel bir yorumdur😊 Zihninizin oluşturduğu bir temsilin bir arayüzün içinde, yaşıyoruz. Meditasyon & yoga, düşünmek sorgulamak kalbimizi dinlemek özeleştiri ile zihni güncellemek gerekir. Bir metafor ile konuyu elealacak olursak ağırlaşmış işlevlerinde duraksayan zorlanan bir bilgisayar veya elektronik bir alet düşünelim bilgisayar sürekli takılıp kalıyor. İşlevlerinde yavaşlıyor. Yapması gerekenleri artık süre sonra yapamamaya başlıyor… Bu durumda seviyesini yükseltmek için bi güncellemeye ihtiyaç duyarız. Upgrade yaparız. Güncellemede ortam aynı insanlar aynı siz aynı ama her şey değişmiş oluyor. Sürekli çabalıyor ve değişim yaratamıyorsak algı seviyesi olarak yanlış bir yerde olduğumuzun en iyi örneğidir. Bazen bir niyet bir karar bir cesaret adımı gibi bir şey olabiliyor peki bu işin yolu ne yüzlerce yıldır her mistiğin, her evliyanın, din insanın, peygamberin, azizin herneyse anlatıp durduğu kendi içine dönmek kendini hesaba çekmek kendinle ilgili iç dünyanla ilgili çalışma yapmak ve bunu hayata değiştirmenin tek yolu olduğunu fark edersiniz. Kısacası düşünün düşünmek bedava 😊😁 hayatın merkezine kendimize koyarak yapabileceğimiz bir şey meditatif bir şekilde kendinizle ilgilenin. Ne kadar ağır bir konuyla uğraşıyor olursan ol Düşünce kalıbın her şeyi belirliyor o kalıbın dışına çıkmadan yeni bir şey olması söz konusu değil öğrenmekle alakalı değil kafayı değiştirmekle ilgili bu olay. Dilediğiniz hayat sadece bir düşünce bir bakış açısı. Kendi inançlarımızla gerçekliğimizi yaratıyoruz. Güncellenince ise zayıflığınız olarak düşündüğünüz şeyler güçlü yönleriniz haline geliyor. Bugünden kendime ve size farkındalık notları🌟☺️ Sevgi ve ışıkla kalın, Konu ilginizi çektiyse bu konuyu daha çok okumak isterseniz Todd Rose - Ortalamanın sonu, Francesca Gino - Rebel Talent ve Epictetus - The Art of Living kitaplarını okuyabilirsiniz.✨💫🌟

Yorumlar

Kalemimin Fısıltısı

Ben kimim?

Okur-Yazar-Konuşur Gülşah; Egeli, İzmir’in buram buram Anadolu kokan minik bir ilçesinde çocukluğu geçmiş, denizle gökyüzünün seyrinde ki sehirlerde yaşayarak hayatını devam ettiren, mahallelinin bisikletli kızı, Emekçi bir anne babadan olma neşesi ve kahkahası bol bir aileye sahip, 12 yaşında iş hayatına atılan çocuk yaşta başlayan iş geçmişinde farklı mesleklere el atmış, hayalperest, sezgisel gücüne inanan, ruhsal konulara ilgili, parapsikoloji   deminde arayışta, okumayı, yazmayı ve konuşmayı seven, amotör resimler çizen, dans etmeye bayılan, kendini bildiğinden beri bisiklet sahibi olan bıla bıla bılaaaa… ❤☺ S ı ralamalar ı n sonu yok. Kendini ke ş fetmenin sonu olmad ığı n ı d üşü n ü yorum. Bu listeler hepimiz i ç in ya ş ad ı k ç a ve ya ş ald ı k ç a uzar gider, m ü him olan her daim içsel öze giden yolculukta hayat   amacımızı bulmak her daim neşeyle  kalmak. Çocukluk yaşlarımdan bu yana yazıyorum. İlk yazım dün gibi aklımdadı...

Herşey yerli yerinde ✨

  Bugün hayatlarımızda tam da olması gerekenleri yaşıyoruz. Ne eksik, ne fazla. Ne erken, ne de geç. Olanda da olmayanda da hep bir hayır var gerçekten de. Hayatlarımız saati belirli bir tren yolculuğu gibi. Tren hep planlanan saatte, planlanan şekilde yola çıkıyor. Ona direnip arkasından sürüklenmek mi istiyoruz yoksa kendimizi yolculuğun akışına bırakıp yolculuktan keyif almak mı? Bu sabah reformer dersinden hemen sonrasında bir kahve ısmarladım kendime ve bunları düşündüm. Kötü diye yorumladığımız birçok şeyi demek ki hayat yolculuğumuzda yaşamamız gerekiyor. Ki aslında hayata hep bu şekilde bakmış, sitres anlarını bu açıdan bakarak yönetmiş biri olmuşumdur. Ama bazen hayatın olağan akışında düşünceleri tekrarlamak o düşünce kasını kuvvetlendirmek gerekiyor. Kendimize kızdığımız bazı şeyleri aslında bir şeyleri daha iyi anlayabilmek için yapmamız gerekiyor. Düşmemiz ve tekrar kalkmamız gerekiyor. Keşke söylemeseydim dediğimiz şeyleri tam da o an söylememiz gerekiyor. Yaşam yolcu...

Hoşça"kal" Antalya'm

Bu bir balkon konuşmasıdır 🎤  Güzel şehrimin güzel insanları💖🤗 Bu güzel şehirde çok şey öğrendim. Temas ettiğim her insan, bu güzel gökyüzü, bu güzel deniz, bu taş, bu toprak motif gibi işledi ruhumu. 10 yıl oldu... 18' imde geldiğim bu şehirde küçük ve meraklı bir üniversite öğrencisi olan Gülşah... Hamdı, pişti Yandı. Olurları, olmazları, düşmeleri kalkmaları bu güzel şehirde öğrendim. Tutkularımı arzularımı bu şehirde keşfettim. Köklerime, kanatlarıma ben ateşken su olanlara, ensemden tutup kaldıranlara, can sandığım can kırıklarına, zor zamanımda koşanlara, taşıyla & yoluyla yoldaşlığıyla ilham olana sonsuz minnettarım. Büyük bir gayretle geldiğim kalmak için var gücümle çabaladığım, doğusundan batısına her köşesinde yaşadığım bu güzel şehir sen buna değerdin. Şimdi farklı bir diyara yeni bir hayat kurmak için gidiyorum✈️ Beni ben yapan şehir 🧡 Hoşçakal sığındığım liman, hoşçakal yuvam, Hoşçakal Akdeniz'in incisi, hoşçakal portakal çiçeği kokulu sokakla...